Simdi bu sayfadasiniz:

Ören Kasabası

An error occured during parsing XML data. Please try again.
Click on the slide!

Ulaşım

Ören Malatya arası 44 Km olup belediye tarafından 1999 yılında Ören Koop tarafından minibüs işletmeciliği kurulmuş olup 15 adet minibüs işletmecisi tarafından
ulaşım sağlanmaktadır. Ulaşım haftanın her günü sabah saat 07:00'dan başlayarak her saat başı akşam 19:00 a kadar ulaşım sağlanmaktadır. Araçlar Ören çarşı merkezinde hareket etmektedir.
Malatya'da ise eski köy garajındaki 10 numaralı yazhanede hareket etmektedir.
 

Click on the slide!

Geçmişten Bugüne Ören

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ören, Akçadağ’ın 8 km.   batısında kalan, 1967 yılında Belediye statüsünü kazanan ve şu anda nüfusu 5000 inin üzerinde olan ve geçimini   büyük ölçüde ziraatçılıkla   sağlayan bir yerleşim birimidir.

Ören’e ilk yerleşimin ne zaman olduğunu bilmek mümkün değildir. Ancak bu konuda, bir kısım yazılı kaynaklar dışında, Asafoğullarının   bölgeye ve köyümüze geliş şekli ve tarihleri konusunda köylülerden olan, Sayın Vahap Köse, İnşaat Mühendisi   sayın Abdullah   Budak ve sayın   Süleyman Kırteke’ nin, eskilerden gelen ve büyüklerinden öğrendiklerine dayanan duyumları ile, Eğitimci   sayın Muharrem   Şakar’ın yapmış olduğu bir kısım araştırmalar ve Yazar   H.Nedim Şahhüseyinoğlu’nun “ Kürecik ve Balıyan Aşireti “   adlı kitaplarında   yer aldığı kadarı ve yaptığım araştırmaların da ışığı altında bir değerlendirme yapmak,   beyanlarda geçen çelişkilerin asgariye indirilerek, Ören’i, yazma gereğini duymuş bulunmaktayım. Alınan bilgilerin bir derlemesi ve özeti niteliğinde olan bu yazının tam anlamı ile Ören’in kuruluş tarihini,   şeklini   ve gelişimini bire bir gerçek anlamda gösterdiği   iddiasında değiliz. Ancak en azından gerçeğe yakın olduğu kanaatinde olduğumu belirtmek isterim. Bu vesile ile adı geçen değerli dostlarıma   şimdiden teşekkür ederim.

Ören,   isminden de anlaşıldığı gibi harabe yerleşim yeri anlamındadır. Ören’in çok eski bir yerleşim yeri olduğu, köyümüzde bulunan Höyükten anlaşıldığı gibi, kazılarda ortaya çıkan bina temellerinde ve kanalizasyon kalıtlarından da anlaşılmaktadır. Hititler ve Komenega   krallığı döneminde itibaren yerleşimin bulunduğu ve bilahare Roma ve Bizans egemenliğinin hüküm sürdüğü, bulunan madeni paralarda ( sikke) ve şu anda kalıntıları dahi kalmamış olan   çocukluğumuzda gördüğümüz, şimdiki Ören Lisesi’nin yerinde bulunan kilise kalıntısında anlaşılmakta idi. Burada Ermenilerin de yaşadığı ve 17. asrın   başlarında burayı terk ettikleri tahmin edilmektedir. Ayrıca Hisardere mahallesinde   tarihi “ Muşar “ Kalesinin kalıntıları da halen mevcuttur.

Ören’de yaşayan halka, eskiden beri, çevre köylerden “ Asaf oğlu “ Asaf uşağı “   ( Asaf’ ın   soyu anlamında )   denilmektedir. İşte, Ören’in   Osmanlı dönemindeki   yerleşimi Asaf adındaki boy beyinin bu bölgeye gelmesi ve görevlendirilmesi sonrası olmuştur.

Konar – göçer “ HERDİ “ Türkmenlerinden olan Asaf, oldukça geniş bir aileye ve kitleye sahiptir. Asaf’ın dedeleri, diğer Türkmenler gibi 16. asrın sonuna kadar konar göçer haldedir.   Büyük bir   nüfusa sahip olan   bu Türkmen   kabilesi,   sonraki tarihlerde önce Elazığ’ın Baskil   ilçesi Şıh Ömer köyü ve civarında bulunmaktadırlar. Asaf kabilesinin gücünü bilen ve gören Osmanlı hükümeti, bölgedeki karışıklar nedeni ile onu Malatya bölgesine boy beyi olarak atar. Bu günkü adı ile Karahan köyü ile Akçadağ ( Arga) Bölgesine gelmişler ve bu gün Gürden’ denilen ve Akçadağ’ın doğusunda bulunan bölgeye, Kuşdoğan ve Elemendik’e   ve kısa bir süre sonra   birkaç aile ise   Çimiş köyüne ( Eski adı Çemeş olan bölgeye ) de yerleşmişlerdir. İdare merkezlerinin Kuşdoğan olduğu sanılmaktadır.

Asaf , Akçadağ bölgesine tamamen egemendir. Tek söz sahibidir. Bir taraftan   Elbistan sınırından Tohma çayına, Darende   ilçesi sınırlarından   Ulaş ve Hafik’e, bir taraftan ise Hasançelebiden Kuşdoğan’a, sultansuyu çayından Doğanşehir sınırlarına uzanan geniş alan içerisinde kalan 50 yi aşkın köyün düzeni kendisine verilir. Bu geniş alan içinde yaylakları, ağılları vardır. Arguvan, Arapkir,Hekimhan ve Malatya bölgesinde yerleşik aşiretler ve beyleri ile ilişkileri iyidir. Halk üzerinde otoritedir....

1737 yılında Asaf’ın bir oğlu denilmekle birlikte, bir kısım görüşlere göre kabilesinden birisi Divriği toprağı olan Bolucan bölgesinde öldürülür. Öldürme olayının her ne kadar Eşkiyalarca yapıldığı iddia edilmiş olsa da Asaf ağa buna inanmaz ve yöre ağalarına haber gönderir ve toplanan   güçle Divriği bölgesine   baskına gidilir. Meydana gelen çatışmalarda   çok sayıda insanın ölmesi ve çevre halkın ilçe merkezine sığınmaları   ve bu baskınların ardı arkası kesilmeyip birkaç yıldır devam etmesi karşısında zor durumda kalan   yöneticiler durumun, Divriği kadısı tarafından   İstanbul hükümetine   bildirilmesini isterler. Divriği Kadısı   Abdullatif’in 1744   te yazdığı   yazıda, bölgede meydana gelen olayın Türk ve Kızılbaş olan   Boybeyi Asaf’ın ve yanında yer alan   bölgedeki suç ortaklarının genellikle Kürt olduklarını, bildirilmekte ve Kızılbaşlılık durumunun önemi özellikle vurgulanarak, gereğinin yapılması istenmektedir.   İstanbul hükümetince, Malatya ve Sivas kadılarına ve Sivas Rakka mütesellimlerine ve Malatya Voyvadallarına. Çıkarılan fermanla; Olayın kendilerine iletildiğe şekli ile özeti yapılarak,   Boybeyi Asaf ve yanında yer alanlar hakkında gereğinin yapılması ve olayların önlenmesi istenmiştir. Bu ferman üzerine hükümet kuvvetlerince tüm bölge yerleşim birimlerine   baskınlar düzenlenir ve kanlı çatışmalar yaşanır. Evler yağmalanır ve yöre halkı   büyük zarar görür. Ancak   bir müddet sonra Asaf yine boy beyidir.....

Rışvan Aşiretinin “ Baraklı” kolu   konar- göçerdir. Oldukça kalabalık bir güce sahiptirler. Yaylaklara gidiş gelişlerinde Akçadağ ve bölge   köylerindeki yerleşik halkı ve aşiretleri baskı altına alıp; ekinlerini , evlerini, bağ ve bahçelerini yağmalamaktadırlar. Halk perişandır. Boybeylerine, yani   ASAF Ağaya giderler ve durumlarını ileterek buna bir çözüm bulunmasını, bu zulme ve talana bir son verilmesini   isterler. Bunun üzerine ASAF   kuvvetlerini toplar ve Baraklı aşiretini karşılar. Tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1760 lı yıllarda Ören ovasında yapılan   büyük bir çatışma yaşanır. Bu çatışmada Rışvan Aşiretinde bir çok Aşiret ileri geleni ile   Asaf   ağa vurulur. Asaf’   ağanın vurulması sonrasında kuvvetleri dağılır. Rışvan aşireti, aşiretlerinin ileri gelenlerinin de vurulması   üzerine Akçadağ , Kürne- Kürecik halkının bağ ve bahçelerini yağmalar. Aşaf ağa aldığı yara nedeni ile kısa bir süre sonra ölür. Bu olaydan sonra durumun İstanbul hükümetine iletilmesine rağmen, yeterli önlemin alınmaması ve   Rışvan aşiretinin üzerine yeterince gidilmeyerek   onların baskınlarının önlenememesi nedeni ile yöre halkı Osmanlı’ya kırgındır....

Kayıtlarda anlaşıldığı   kadarı ile, Ören’in   önceki yerleşimcileri 1700 lü yılların başlarına kadar Beksembere köylüleridir. O tarihte Ören arazilerinin güney kısmı Balıyan aşireti köylerine aittir. Ancak, Asaf’ın boy beyi olarak bölgeye hakim olması nedeni ile bu bölgenin   çiftlik ve otlakiye olarak Asaf’a bırakıldığı anlaşılmaktadır. Beksembere o tarihlerde buradan,   3 km. kadar kuzeye, şimdiki yerine   taşınmıştır. Ören’e yerleşme, Asafın oğulları tarafında   1800 yılların başlarında olmuştur.

ASAF’ın Üç   karısından 5 oğlu ve bir kızı olmuştur.   Oğullarından   Arabak ve Budak bir anadan, Kıllı Hüseyin ( Hüsünak)   ile Kelo bir anadan, Resul ve Canne   ise bir anadan doğmuşlardır. Ancak   amcaları ve kuzenleri   ile oldukça kalabalık bir ailesi ve çevresinin   olduğu bilinmektedir.

1808 Tanzimat reformu ile Asaf beyliği yeniden tahsis ediliyor. Osmanlı toprak düzenindeki yeni düzenlemeye göre yukarıda anlattığımız prosedüre göre 1785 li yıllarda Boybeyi Arabak’ın oğlu Yusuf bey iken, 1800 yılında Asafın damadı   İbrahim bey Boybeyliğine getiriliyor. Beylik   Cumhuriyet dönemine kadar aile içerisinde seçimle   el değiştirerek devam ediyor. Son beyin Omar ağa ( Ömer Ağa) olduğu bilinmektedir.

1780 yıllarda Ören’in yerinde hayvan barınakları dışında yapı bulunmamaktadır. Bu tarihten sonra önce çiftçi evleri yapılmaya başlanıyor. 1800 lü yılın başlarında Akçadağ merkezde ve Çimiş köyü ile diğer çevre köylerde oturan Asafın çocukları ve aile çevreleri Ören’e yerleşmeye karar veriyorlar ve burada evler ve konaklar yaptırmaya başlarlar. Kendileri ile birlikte çiftçilerini ve diğer çevrelerini de buraya taşınarak yerleşiyorlar. Asaf’ın kızı olan Canne Kahyalı köyünden İbrahim adındaki   zengin bir ağa ile evlendirilmiş ve ondan Allo adında bir oğlu olmuştur. Ören’e yerleşme sırasında   Büyük Koyun sürüleri olan ( bini aşkın) İbrahim ve oğlu   Allo, Ören’in batısında bulunan, Dedeyazı, Yelligedik ve Polat kasabasına kadar olan   bölgeye   yerleşiyor ve bilahare 150.000 dönümlük Sultansuyu Harasını, sürüleri için otlakiye olarak alıyor. Burada halen mevcut bulunan eski köprüyü,   hayvanlarının sudan zayiat vermeden geçmeleri için yaptırıyor. Ölümünden sonra   bu köprünün üstünde bulunan küçük tepeye defnedilmiş olup, halen mezarı burada etrafı belirlenmiş olarak durmaktadır. Ölümünden sonra çocukları Ören’e gelerek   kendilerine verilen   arazi hisselerine yerleşiyorlar.

Ören halkına, bu nedenlerle   çevre köylerde   “Asaf oğlu - Asaf usağı “ denilmektedir. Ören’in yerleşik düzen olarak kurulmasından sonra   genellikle devlet yönetimi ile, düzenle bir sürtüşmesi olmamıştır.   Çevresinde sayılan ve ağırlığı olan bir köy konumunda olmuştur.

Ören de Asafoğluları sülalesinde olmayanlarda bulunmaktadır. Bu aileler Cumhuriyet döneminden sonra   değişik tarihlerde gelerek   yerleşmişlerdir. Erzurum’dan, Çorum’dan, Elazığ’ın Sin köyünden, Kangal’dan,   Engüzek ‘ten, Elbistan’ın Devriçim ve Kistik köylerinden, Akçadağ’ın İkinciler, Keller, Körsüleyman, Kadiruşağı, Bayram uşağı, Kasım uşağı ve Dumuklu köylerinde aileler belirttiğimiz   gibi,   zaman içerisinde gelerek köyümüze yerleşmişlerdir. Bunlardan Sin köyü ile Devriçim li   köyünde gelenler Dededirler. 1975 li yıllardan sonra ise köye çiftçilik için gelen Adıyaman’lı bir kısım   aileler burada arazi alarak yerleşmeye başlamışlardır.

Ören, yukarıda da belirttiğimiz üzere 1967 yılında Belediye olmuştur. Uygur Mahallesi, Hürriyet   Mahallesi, Karşıyaka mahallesi ve Hisardere mahallesi adında dört mahallesi bulunmaktadır. Bulunduğu coğrafi konum itibarı ile dışarıya fazla göç vermemiştir.1970 yılında hizmete açılan Sürgü barajı sonrasında Ören ovasında sulu tarım yapılmaktadır. Önceleri fasulye ve pancar ekimine ağırlık verilirken, toprak yapısı nedeni ile bilahare Kayısı bahçeciliğine geçilmiş oldu. Malatya bölgesinin en kaliteli Kayısısının yetiştirdiği bir ovada bulunmaktadır. Kayısı ziraatı nedeni ile   her yıl yaz aylarında, Adıyaman, Diyarbakır ve Urfa başta olmak üzere değişik illerde 15.000 civarında mevsimlik işçi gelerek   köyümüzde çalışmaktadırlar. Devletin bir alım politikası olmaması ve pazarlamadaki yetersizlikler nedeni ile   Kayısıda da yeterli gelir elde edilememektedir.

Ören’ de okuma oranı oldukça yüksektir. 1960 li yıllardan sonra kız ve erkek çocuk ayrımı yapılmaksızın hemen hemen tüm çocukların en azından ilk okulu bitirmeleri sağlanmıştır.

Ören’de   bir İlköğretim Okulu ve bir   Lise ( çok programlı) bulunduğu gibi, Sağlık ocağı, PTT. Tarım Kredi Kooperatifi, fırın, lokantalar, kahvehaneler, Bakkal ve marketler, Kasap ve Terziler ile Berber- Kuaförler bulunmakta ve tüm yaşayanların ihtiyaçları bu nedenle kolaylıkla karşılanabilmektedir.   Ören’imizin daha da güzel ve yaşanır bir hale geleceğine inanıyorum.

ÖREN,   “ Aç “ olsa dahi dik durmasını bilen insanı, yapısı ve kendisini kabul ettirmiş olduğu özel durumları ile uygar   ve geleceğe ışık tutan, yöremizin ender, güzide bir   kasabasıdır. Saygılarımla...

Av. Mustafa YENER

Son Haberler

Ören Kasabası

Ulaşım

Ulaşım

Ören Malatya arası 44 Km olup ...

Admin - avatar Admin 13 Haz 2009 Hits:1864 Ören Kasabası

Yöresel Yemeklerimiz

Yöresel Yemeklerimiz

Yöresel Yemeklerimiz; İÇLİ   K...

Admin - avatar Admin 13 Haz 2009 Hits:2776 Ören Kasabası

Geçmişten Bugüne Ören

Geçmişten Bugüne Ören

                   ...

Admin - avatar Admin 13 Haz 2009 Hits:3232 Ören Kasabası

Yazarlar

Prev Next

Suriye’de halk hareketleri ve emperyaliz…

Suriye’de halk hareketleri ve emperyalizm

Stratfor, Batı, özellikle ABD istihbarat örgütleriyle açıkça iletişim içinde olan bir “küresel istihbarat şirketi”dir. Aralık 2011’de bir Suriye raporu yayımladı.

Admin - avatar Admin 04 Şub 2012 Hits:1 Korkut Boratav

Read more

O bile içerdeyken...

O bile içerdeyken...

Koskoca eski genelkurmay başkanı içerdeyken, gazetecinin, avukatın, öğrencinin, hatta hocanın lafı edilir mi?

Admin - avatar Admin 04 Şub 2012 Hits:2 Aydemir Güler

Read more

Avrupa'nın Sol Demokrasisi

Avrupa'nın Sol Demokrasisi

“Beyin ölümü” çok önce gerçekleşmişti; artık cenazeyi de kaldırabiliriz: Avrupa sosyal demokrasisinden söz ediyorum.

Admin - avatar Admin 04 Şub 2012 Hits:1 Korkut Boratav

Read more

"28 Şubat'ta Bile İşsiz Kalmadım"

Basın özgürlüğü ihlalleri hakkında görüştüğümüz Ece Temelkuran ve Mehmet Altan gidişattan rahatsız. Altan 28 Şubat döneminde bile işsiz kalmadığını söylerken,

Admin - avatar Admin 30 Oca 2012 Hits:6 Ece Temelkuran

Read more

Sosyalizmden aşağısı kurtarmıyor

Sosyalizmden aşağısı kurtarmıyor

“Sosyalizm kazanacak” bir tezdir kuşkusuz. Ama yalnızca o kadar mı?

Admin - avatar Admin 30 Oca 2012 Hits:6 Aydemir Güler

Read more

Misak-ı millimizden manzaralar meselesi

Misak-ı millimizden manzaralar meselesi

Kirvem, Senin de bildiğin gibi, bir zamanlar kılıç, kalkan, gürz, ok,

Admin - avatar Admin 30 Oca 2012 Hits:14 Mıgırdiç Margosyan

Read more

Haberler

'Dindar gençlik' yetiştirdik, yetiştiriyoruz, yetiştireceğiz

News image

Tayyip Erdoğan'ın "Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz" sözleri akıllara Erdoğan'ı da "yetiştiren" geleneği getirirken, devletin başta Diyanet olmak üzere zaten kollarını bu görev için çoktan sıvadığı ...

Güncel | Admin | Cumartesi, 4 Şubat 2012 | Hits: 3 | Comments

Devamı..
More in: Güncel

Dosya HaberleR

Prev Next

Gertrude Bell Gözüyle Malatya ve Argha

Gertrude Bell Gözüyle Malatya ve Argha

Gertrude Margaret Lowthian Bell.. Bilinen adıyla Gertrude Bell, 1868-1926 yılları arasında yaşamış İngiliz bir kadın. Kaynaklar ondan “yazar, seyyah, casus, idareci ve arkeolog” diye bahsediyor.

Admin - avatar Admin 03 Şub 2012 Hits:7 Dosya Haber

Read more

Ermeni Tehcirinde Malatya

Ermeni Tehcirinde Malatya

Ermeni Tehcirinde Malatya

Admin - avatar Admin 03 Şub 2012 Hits:1 Dosya Haber

Read more

"Dersim Harbi"nde Malatya

Cumhuriyet döneminin üçüncü Kürt ayaklanması olarak tarihe geçen Dersim ayaklanması da, Şeyh Sait ayaklanması ve Ağrı isyanları gibi sağlıklı bir bilgi sorunuyla karşı karşıyadır.

Admin - avatar Admin 03 Şub 2012 Hits:3 Dosya Haber

Read more

Gençliğin durumu içler acısı

Gençliğin durumu içler acısı

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasındaki "dindar gençlik" polemiği kamuoyunda tartışma yarattı. Erdoğan'ın saldırgan üslubu ile

Admin - avatar Admin 02 Şub 2012 Hits:2 Toplum

Read more

38 Dersim Belgeseli Video

38  Dersim Belgeseli Video

38 ( Dersim Belgeseli - Çayan Demirel )   Yapım Tarihi : 2006Süre : 00:68:00Yönetmen - Çayan DEMİRELDanışman - Ali Naki GÜNDOĞDUKurgu - Ali Haydar GÜLERMüzik - Metin Kemal KAHRAMAN

Admin - avatar Admin 23 Kas 2009 Hits:695 Dosya Haber

Read more

Ören Resimleri

Ören Videoları

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1
mod_vvisit_counterDün186
mod_vvisit_counterBu Hafta1200
mod_vvisit_counterBu Ay727
mod_vvisit_counterToplam89627

Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

Bilim Teknoloji

Kültür Sanat

Forumdan Son Konular
KonuYazanKategoriTarih
Tiyatro Egzersizi Yıllık Çalışma P...adminEgzersiz Çalışmaları09-03-11 22:41
2.Sınıf hayat bilgisi performans öde...adminProje- Performans Ödevleri09-03-11 22:39
Kütüphanecilik Kulübü Yıllık Çal...adminSosyal Kulüpler09-03-11 22:37
2.Sınıf Veli Toplantısı Tutanağı ...adminZümre, Şube Toplantıları09-03-11 22:35
Veli Toplantısı İmza FöyüadminÇizelge, Form09-03-11 22:33
Web Stats